26 Eylül 2010 Pazar

Eylül akşamı.

Cuma akşamı ben, D. ve A. konsere gittik.
Bülent Ortaçgil. Zuhal Olcay. Kuruçeşme Arena.

Bir yanda dünyanın en güzel manzarası.
Bir yanda huzurlu tınılar, kalbe dokunan sözler.
Bir yanda hafif yağmur
Bir yanda dostlar

Başucu şarkıları söylendi. Yine çok keyifliydi. Ben yine Zuhal Olcay'ın bu evrendeki en kıskanılacak kadın olduğuna karar verdim.
Kaçırılmaması gerekirdi.

Ben küçükken annem evde "Benimle Oynar mısın?"ı mırıldanırdı Ortaçgil'den
Ve henüz yaşımı doldurmamışken götürüldüğüm ilk konser Yeni Türkü konseridir.
O gün bugündür ne kadar denesem de odun olamadım.


Böyle konserlerin boş geçmesi kalbimi kırıyor.


"Aynı sabaha uyanırken kimbilir
Aynı düşü görmüşüzdür
Olamaz mı? Olabilir.

Onca yıl sen burada
Onca yıl ben burada
Yollarımız hiç kesişmemiş
Şu eylül akşamı dışında."

Eylül Akşamı - Bülent Ortaçgil

19 Eylül 2010 Pazar

Cadı.

"Hermione Jean Granger (Weasley) 19 Eylül 1979'ta muggle Bay ve Bayan Granger'ın tek çocukları olarak dünyaya gelmiştir."

Doğum günün kutlu olsun Hermione Granger.
Kalkıp Kovuk'a gelsem arkadaşım olur musun?

15 Eylül 2010 Çarşamba

Kırmızı.

"Nolite te bastardes carborundorum."

Hazıra konmamalı, okuyup öğrenmelisin kimi zaman.

14 Eylül 2010 Salı

Liselim.


Okul-ul-ul-ul.

Fena değil biliyor musunuz? Ders programım çok güzel. Derslerim güzel.
Hocalarım mükemmel. "Öğretmen duasına çıktım" diyordum, dualarım kabul olmuş.
Yine de çalışmak gerek.

Ama adapte olamamaktan mıdır nedir, sanki yabancı bi yere gidiyorum, 3 senedir gittiğim okul değişmiş gibi. Bu his geçse iyi olur. Önüm arkam sağım solum tanıdık insan, ama dan diye başladı her şey, alışamadım, uzaylı gibi hissediyorum. Selam liseli, ben dostum.

Öğrenci birliğimiz çok harika takvimler basmış, 1000 küsür kişilik okulda ilk ben aldım, öyle manyağıyım bu takvimin. Bir de defterim oluyor, ajanda gibi kullanıyorum, bu takvimi de arasına koyuyorum. 
Çok takıntılıyım aslında ben, ama çaktırmıyorum.

İşte ben bunu niye anlattım? Ben bu ajanda/defter olmadan havaya giremem, motive olamam dostlar. Eski defterimde 20 sayfa kadar kaldı, o bitene kadar, yani 2 haftaya kadar yeni defter bulmalıyız. Öyle her defter olmaz. Spiralli olacak çizgili olacak lastiği olacak, bi de çok güzel kapağı olacak. Böyle defter bulan bana söylesin oldu mu?

Bu sene çok çalışıcam örtmenim ödevlerimi vaktinde yapıcam örtmenim güzel notlar alıcam örtmenim.

"You can be my alphabet and I will be your calculator"
Academia - Sia

10 Eylül 2010 Cuma

5 Eylül 2010 Pazar

Hazan.

Uzun bir yazdı. Güzel bir yazdı. Ve her güzel şey gibi, sona erdi.
Ben çok sevmem yağmur çamuru. Sandaletleri çizmelere tercih ettim her zaman. Sıcak havalarda hep daha mutlu oldum.
Sonbaharda çok fazla kent görmedim, ama eminim en güzeli İstanbul'dadır ve illa yaşanacaksa burada yaşanmalıdır. Ne de olsa her haliyle hüzünlüdür bizim şehrimiz ve hüzne en çok hazan yakışır.

Ben yine yaz hovardalığımı rafa kaldırıyorum ve tüm başlangıç arifelerinde yaptığım gibi düzenliyorum.
Çiçekli eteklerimi, çok ince askılı bluzlarımı ayırdım.
Narçiçeği ojelerimi sildim, soğan kabuğu ojeme geçtim.
Portakal suyundan kahveye dönüş yaptım.
Ellerim yazın hareketli ve mutlu şarkılarındansa Ortaçgil'e, Teoman'a, James Blunt'a gidiyor daha çok.
Yarın satın alacağım okul kitapları için yer açık, test kitapları ise yeni rafta yerlerini aldılar.

Yine de romanlardan vazgeçemedim, bir de çiçekli fularlardan. Güneşi içinde taşımam gerek.

Yeni bir okul çantası alacağım, bir de yeni ajanda/günlük.
Çünkü bir şeylere başlarken, kimi yükleri sırtlanırken yeni güç verir insana.
Blog 5 gün içinde bir yaşını kutlayacakken, yeni bir mevsim başlarken, koca bir okul yılı her şeyiyle beni beklerken ben yine ve yeniden değiştiğimi hissediyorum.
Daha net görüyorum, daha iyi anlatıyorum, daha çok biliyorum ama hala bilecek çok şey var.

Ben yine buradayım. Belki önceliklerim ve sorumluluklarım değişti biraz.
Ortaya çıkıp daha fazla iş başarmam gereken bir dönemdeyim.
Ve bu dönemde yazmak için yaşamaktansa yaşadıklarımı yazmayı daha uygun görüyorum.

Son olarak, 2010 yaz hakkında yorum yapmak ve şurada yaptığım planlara bakmak gerekirse:

- Amerika'ya gidicem ve o beş haftamı çok iyi kullanıcam
New York ve Boston'ı görücem
- Tek başıma idare etmeyi öğrenicem
Çok yüzücem, çok bronzlaşıcam
- Kitaplarımı okuycam
- Ağustosta okul kütüphanesine gidip bir günümü tamamen orda geçiricem
Rory'nin adadaki evinde bir gece misafir olucam
- Serdar Ortaç şarkılarını ezbere söylerken hiç utanmıycam, hatta bi de konserine gidicem
- Bi üstteki kıroluğumu telafi etmek için kaliteli şarkılarımın sayısını arttırıcam
- Eski fotoğraf makinama film takıp en güzel fotoğrafları çekicem
Kilo vermeye devam edicem
İzmir'e gidicem ve vini'yi arıycam
- S. ile mailleşicem
- je-fais ile telefonda konuşma alışkanlığı edinicem
- Özlediğim kimseyi unutmıycam, bi şekilde haberleşicem
- Eskisinden de çok yazıcam
Yemek bloglarını takip edicem, tarifleri deniycem, bi tarif defteri alıp oraya yazıcam
- Odama bir sürü raf çaktırıcam.
- Çeviri yapıp para kazanıcam
- Paramı en güzel şeylere harcıycam
Friends izliycem
ile geçiremediğim tüm günleri telafi edicem
- Yaz biterken je-fais ve S. ile Aşşk cafe'de kahve falı bakıcam
- Dans edicem
- Eylülde bu listeye baktığımda kendimle gurur duyucam.

Bildiğim bir şey varsa o da yapılacaklar listelerinin asla tamamen gerçekleştirilemediği. Bu bağlamda düşününce hiç de fena değil galiba.
Yazın tasasız hafifliği geri dönene dek gerçekçi beklenti listeleriyle huzurlu mevsimler geçirmek dileği ile.

"Ah burda olsan
Çok güzel hala
İstanbul'da sonbahar."

İstanbul'da Sonbahar - Teoman